Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
Günlükleriniz - مفكراتكم
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netمفكرة يومية - GÜNLÜKGünlükleriniz - مفكراتكم

Mesaj icon Konu: omar`s blog

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
<< Önceki Sayfa   17 Sonraki >>
Yazar Mesaj
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Ocak2010 Saat 19:53
Orjinalini yazan: ezrak

kurtuluş ancak itaatle mümkündür ؟؟ =   يكون النجات الا الانقيات
مثلا البلبل في القفص  هو يفكر دائما   زميلي الغابة  كيف  يكون نجاتي من  هذا القفص.
 
لا نجاة الا بالطاعة
 
Öğüdümü tutmadıkları yetmiyormuş
لا يكفي  نصيحتي لهم
هم لا يفهم من نصيحتك
 
نصيحتي لا تكفيهم
 
Öğüt نصيحة
ان شاء الله ستكون الجملة صحيحة
 
 
شكرا جزيلااااااا
وكل غريب للغريب نسيب
IP
hakanatasoy
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 15Aralık2009
Konum: Ankara
Gönderilenler: 29

Alıntı hakanatasoy Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Ocak2010 Saat 20:24

hep aynı sayfalara yazıyorsunuz yaw 450 tane mesaj yazılırmı biyere? faydalı şeyler paylaşın bune boyle kaldırın artık şu uzun mesajlı şeyleri ne manası var bunlarn boşa yer işgali giriyoruz çıkyıoruz hep bunlara yazılmış saçma sapan şeyler

IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Ocak2010 Saat 21:05
Orjinalini yazan: hakanatasoy

hep aynı sayfalara yazıyorsunuz yaw 450 tane mesaj yazılırmı biyere? faydalı şeyler paylaşın bune boyle kaldırın artık şu uzun mesajlı şeyleri ne manası var bunlarn boşa yer işgali giriyoruz çıkyıoruz hep bunlara yazılmış saçma sapan şeyler

 
 
وكل غريب للغريب نسيب
IP
HİCRET..
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 16Haziran2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 467

Alıntı HİCRET.. Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Ocak2010 Saat 22:42
Orjinalini yazan: hakanatasoy

hep aynı sayfalara yazıyorsunuz yaw 450 tane mesaj yazılırmı biyere? faydalı şeyler paylaşın bune boyle kaldırın artık şu uzun mesajlı şeyleri ne manası var bunlarn boşa yer işgali giriyoruz çıkyıoruz hep bunlara yazılmış saçma sapan şeyler

 
Sanırım gözünüzden kaçan küçük bir ayrıntı ki bu bölüm; şahısların özel günlükleri, diledikleri her konuda arapça yazabilmeleri için açılmış bir bölümdür.
Arapça  konusunda herkes neye ihtiyaç duyuyorsa onu yazıp kendini geliştirebilsin diye!...
 
Yardım(faydalı olmak) konusuna gelince haklısınız bu ayrıntıyı da site yetkilileri  göz önüne alarak her konu için ayrı bir başlık açmış ve ihtiyacı olan arkadaşlar bu bölümde her soruyu sorup yanıtını alabiliyorlar.
 
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Ocak2010 Saat 22:53
Orjinalini yazan: HİCRET..

Orjinalini yazan: hakanatasoy

hep aynı sayfalara yazıyorsunuz yaw 450 tane mesaj yazılırmı biyere? faydalı şeyler paylaşın bune boyle kaldırın artık şu uzun mesajlı şeyleri ne manası var bunlarn boşa yer işgali giriyoruz çıkyıoruz hep bunlara yazılmış saçma sapan şeyler

 
Sanırım gözünüzden kaçan küçük bir ayrıntı ki bu bölüm; şahısların özel günlükleri, diledikleri her konuda arapça yazabilmeleri için açılmış bir bölümdür.
Arapça  konusunda herkes neye ihtiyaç duyuyorsa onu yazıp kendini geliştirebilsin diye!...
 
Yardım(faydalı olmak) konusuna gelince haklısınız bu ayrıntıyı da site yetkilileri  göz önüne alarak her konu için ayrı bir başlık açmış ve ihtiyacı olan arkadaşlar bu bölümde her soruyu sorup yanıtını alabiliyorlar.
 
Çok teşekkurler kardeşim hicret
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Ocak2010 Saat 00:10

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(20)

Baykuşların hükümdarı bu uzun hikâyeyi dinledikten sonra vezirlerden birine şöyle sordu:

— Karga hakkında ne diyorsun?

O vezir cevap verdi:

وبعد أن سمع ملك البوم هذه الحكاية الطويلة سأل أحد وزراءه قائلا:

ماذا تقول بحق الغراب؟

فأجاب الوزير:

— Hemen öldürülsün derim! Bu karga muhakkak öteki kargaların bir tezgâhı! Bunu temizlersek tuzağından emin oluruz! Ayrıca öteki kargaları da tam bir hüsrana uğratmış oluruz.

أنا أقول أن نقتله حالا! سيرتد هذا الغراب الى بقية الغربان بلا شك!

Bunu temizlersek tuzağından emin oluruz؟؟ =

وإن قتلناه فستكون خسارته شديدة على باقي الغربان.

 Derler ya: "Kim işin başarıya ulaşacağı ânı yakalar da derhal harekete geçmezse onda hayır yok, hikmet ve zekâdan bînasiptir o! Kim büyük bir zafere kavuşmak ister de imkan bulduğunda savsaklarsa fırsatı elinden kaçırır!

Böyle birine talih bir daha gülmese yeridir!

قالوا أن من لم يتحرك في لحظة نيل النصر فذلك ليس بخير له وذلك ليس من الحكمة والذكاء! ومن أراد نصرا عظيما ثم أتته الفرصة وأضاعها من يده فإن الحظ لن يتبسم لهذا الشخص ثانية!

Kim düşmanının zayıf ânını yakalar da işini bitirmezse elbet dizini dövecektir, düşmanı palazlanıp azman kesildiği günler geldikte!"

وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Ocak2010 Saat 00:10

ومن أصاب لحظة ضعف عدوه ولم ينهه فسيندم على ذلك بلا شك, إذا قوي عدوه وجمع الجنود مع مرور الايام!"

Hükümdar baykuş diğer vezire sordu:

— Sen ne diyorsun bu karga için?

Vezir cevap verdi:

— Bence onu öldürmemelisin! Zîrâ yaranı olmayan başı eğik düşman, merhamete ve affa layıktır. Ona ilişilmemeli! Hele hele bize sığınmış, korkudan tir tir titreyen bir zavallıya el kaldırmak mı? Asla!

فسأل ملك البوم الوزير الاخر:

وأنت ماذا تقول؟

فأجابه الوزير: من رأيي أنك لا تقتله! فإن العدو الجريح الـ ... (باشي ايغيك) (؟؟) .. يستحق العفو والرحمة. يجب أن لا نؤذيه! خصوصا وأنه لجأ الينا, من خوفه وأرتعاشه.

zavallıya el kaldırmak mı  ؟؟ =

 Bilakis onu kanatlarımız altına almalıyız! Düşman dediğin kişi, kendi kastı olmasa da bizim işimize yarayacaksa elbet es geçilmeli ondan; hattâ korunmalıdır ol Tıpkı karısının hatırına hırsıza ses çıkarmayan tacir gibi hareket etmeli burada...

وسأل الملك وزيرا آخر فقال له:

على العكس من ذلك بل يجب أن نطلق أجنحتنا على الشخص الذي تقول عنه أنه عدو,

es geçilmeli ؟؟ =

 حتى للدفاع عن النفس تماما كقصة التاجر الذي سمع صوت اللص ...

Hükümdar baykuş merakla sordu:

— O da neyin nesi?

Vezir anlattı:

— Anlatırlar... Zengin mi zengin bir tacirin dünya güzeli bir hanımı varmış. Bir gün eve hırsız girmiş. Tacir horul horul uyuyor, kadın ayakta...

فسأل الملك البوم بفضول:

وكيف كان ذلك؟

فأجاب الوزير:

يقال أن تاجرا غنيا جدا كان له زوجة جميلة جدا. ويوما ما جاء الى البيت لص والتاجر يشخر وهو نائم عند قدمي زوجته...

وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Ocak2010 Saat 00:11

 Ansızın irkilen kadıncağız tacirin yanına hoplamış, kucaklamış eşini sımsıkı! Meğer tacir, hâtûnun bir gün böyle şevk ile yaklaşmasını ümit edermiş dâim.

فجأة قفزت زوجة التاجر بجانبه, وتمسكت بزوجها بقوة! غير أن التاجر كان يتمنى أن يرى هذا الحب والاقتراب من زوجته دائما.

 Kadın sarmaş dolaş oldukta adam uyanıvermiş ve kendi kendine: "Oh! Bu nimet nerede vâki oldu bana?" diye söylenmiş sevinçle.

وبينما كانت زوجته تعانقه قال الرجل في نفسه بأبتهاج " آه! من أين أتتني هذه النعمة؟"

 Bir de bakmış ki hırsız! Ama tacirin neşesi o biçim, seslenivermiş hırsıza:

— Efendi, rahat rahat doldur torbana servetimden.

وحالما رأى التاجر اللص صاح به:

أملأ كيسك من ثروتي أيها الرجل.

Hâtûnumun kalbi sayende bana meyletti ya bu yeter! En derin şükran hislerimle selamlıyorum seni!

أحييك وأشكرك من كل قلبي فإن قلب زوجتي قد مال الي بما يكفي!

Hikâyeyi dinleyen hükümdar baykuş diğer vezire dönüyor:

— Sen ne diyorsun karga için?

Öteki vezir aldı sözü:

عندما سمع ملك البوم الحكاية عاد الى الوزير الاخر:

أنت ماذا تقول في الغراب؟

فقال الوزير الاخر:

وكل غريب للغريب نسيب
IP
ezrak
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 14Mart2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 594

Alıntı ezrak Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Ocak2010 Saat 11:35
Bunu temizlersek tuzağından emin oluruz؟؟ = 
لو سنقتله  نحن سنكون بالتاكيد  من فخه
temizlersek في هذه الحكاية  هم يستخدم فيها الرمزي
zavallıya el kaldırmak mı  ؟؟ =
يفكر الشخص سيضربه  لكن  هو يحس بالخوف في نفسه ولذا قال هه هه هه  لا يكون الضرب عليه اننه مسكين
el kaldırmak
نستخدم بدلا الضرب. مثلا بعض الاشخض  يضرب  اولادهم
قال القاضي لهم  اولادكم مسكينون لماذا يضربهم
neden onlara el kaldırıyorsunuz ?
neden dövüyorsunuz?
es geçilmeli ؟؟ =
ليس مهم قوله تمرير علي قوله
sözü önemli değil sözünün üzerinden geçilmeli,
 Sen ne diyorsun karga için?
انت ماذا تقول لالغراب؟
Öteki vezir aldı sözü:
اخذ الكلام الوزير  الاخر
فقال الوزير الاخر
diğer başkan dediki,
 رضي الله عنك جدا يا اخي عمر انا استفيد من كتابتك جدا  سلمت يداك
زاد الله علمك و الله يعطيك النجاح في كل حياتك
اللهم امين يا رب
 


Düzenleyen ezrak - 20Ocak2010 Saat 11:40
انا احب ان اعلم اللغة العربية
IP
ibrahimoruc
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 26Ocak2009
Gönderilenler: 2486

Alıntı ibrahimoruc Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Ocak2010 Saat 16:04
سلام عليك اخى عمر كيف حالك حري بك و بنا أن نتكلم بأكثر ما يكون
Her zaman her yerde gerçek ol gerçek
Gerçek değil isen ellerini çek
Kuran-ı kerim bir bahçedir bismillah çiçek
Bize bu bahçenin kokusu lazım
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Ocak2010 Saat 16:15
Orjinalini yazan: ezrak

Bunu temizlersek tuzağından emin oluruz؟؟ = 
لو سنقتله  نحن سنكون بالتاكيد  من فخه
temizlersek في هذه الحكاية  هم يستخدم فيها الرمزي
لو قتلناه سنقع في فخه
zavallıya el kaldırmak mı  ؟؟ =
يفكر الشخص سيضربه  لكن  هو يحس بالخوف في نفسه ولذا قال هه هه هه  لا يكون الضرب عليه اننه مسكين
فهمت ذلك
el kaldırmak
نستخدم بدلا الضرب. مثلا بعض الاشخض  يضرب  اولادهم
قال القاضي لهم  اولادكم مسكينون لماذا يضربهم
neden onlara el kaldırıyorsunuz ?
neden dövüyorsunuz?
es geçilmeli ؟؟ =
ليس مهم قوله تمرير علي قوله
sözü önemli değil sözünün üzerinden geçilmeli
يعني كما نقول في العربية : إنس ذلك,
 Sen ne diyorsun karga için?
انت ماذا تقول لالغراب؟
Öteki vezir aldı sözü:
اخذ الكلام الوزير  الاخر
فقال الوزير الاخر
diğer başkan dediki,
 رضي الله عنك جدا يا اخي عمر انا استفيد من كتابتك جدا  سلمت يداك
زاد الله علمك و الله يعطيك النجاح في كل حياتك
اللهم امين يا رب
 
أنا أيضا أشكرك جدا على تصحيحك يا أختي .. أنت تعلمينني أشياء جديدة 
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Ocak2010 Saat 16:24
Orjinalini yazan: ibrahimoruc

سلام عليك اخى عمر كيف حالك حري بك و بنا أن نتكلم بأكثر ما يكون
نعم يا أخي يجدر بنا ذلك ولكنني مشغول دائما وكذلك أنت  أليس كذلك .. أنا موجود الان
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Ocak2010 Saat 00:31

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(21)

— Onu öldürme, bırak yaşasın; hattâ iyilik et, ihsanda bulun ona. O sana karşı samîmi davranacak biridir. Akıllı kişi düşmanlarının kendi aralarında anlaşamayıp kavga edişlerini iyi bir firsat sayar, durumu değerlendirir.

لا تقتله, دعه يعيش؛ وأحسن اليه فإن وجد الإحسان صار وفيا لك. والعاقل يجد الفرصة الجيدة في قتال اعداءه مع بعضهم, ويقدر هذا الامر.

 Hasımlarının birbirleriyle uğraşması akıllı kişi için kurtuluş ve zafer vesilesidir. Tıpkı âbidin hem hırsızdan hem de şeytandan paçayı kurtarması gibi, tabii âbide ne yapacakları hususunda ihtilafa düştüklerinde oluyor bu!

Hükümdar merakla sordu:

— Bu nasıl oldu?

Vezir:

وفي قتال خصومه مع بعضهم وسيلة للهرب والظفر. تماما كقصة الناسك الذي نجا من الشيطان واللص, وماذا كان سيفعل الناسك  بخصوصهم إذ أختلفا عليه!  فسأل الحاكم بفضول:

وكيف كان ذلك؟

الوزير:

— Anlatırlar.. Âbid bol süt veren semiz mi semiz bir inek satın alıyor, peşinden çeke çeke evine götürüyor. Hemen oracıkta ineği çalmak isteyen bir hırsız takılıyor arkadan. Bu da yetmezmiş gibi âbidi çarpmak ve aklını başından almak isteyen bir şeytan da ötede bekliyor!

يقال أن ناسكا أشترى بقرة حلوبا سمينة جدا, وجرها خلفه آخذا اياها لبيته. وفي الحال تبعه لص يريد سرقة البقرة. ومن جهة أخرى تبعه شيطان يريد حرف الناسك عن هدفه وأخذ عقله.

وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Ocak2010 Saat 00:32

Bu şeytan, hırsızı gördükte hışımla soruyor:

— Sen kimsin?

Hırsız:

حينما رأى الشيطان هذا اللص أقترب منه وسأله:

من أنت؟

اللص:

— Ben mi? Kederli bir yankesiciyim! Âbid uykuya dalınca ineği kapıp götüreceğim! Ya sen kimsin?

أنا؟ لص بائس! أريد أن آخذ بقرة الناسك عندما ينام! فمن أنت:

— Ben mi? Ben bir şeytanım! Âbid uyudukta onu çarpacağım, aklını başından alacağım!

Hırsızla şeytan bu şekilde eve kadar gidiyorlar. Âbid içeri girdikte onlar da giriyorlar. Âbid peşindeki hayvanı da içeri alıyor ve hayatın bir köşesine bağlıyor.

أنا ؟ أنا شيطان! أريد أن أضرب الناسك عندما ينام وأن آخذ عقله! وهكذا ذهب اللص والشيطان الى البيت. فدخل الناسك ودخلا أيضا. وأدخل الناسك البقرة أيضا وربطها في الزاوية.

Sonra yatıp uyuyor. Hırsızla şeytan ise gizli gizli iş üzerinde konuşuyorlar. Ama hangisi önce başlayacak, bir türlü anlaşamıyorlar.

Şeytan hırsıza der ki:

وبعدها نام. والشيطان واللص يتحدثان عنه خلسة. وأختلفا أيهما سيبدأ أولا, وفي هذا الموضوع قال الشيطان للص:
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Ocak2010 Saat 00:32

— Bak arkadaş, sen önce davranıp ineği almaya kalkarsan âbid uyanır; bağıra çağıra milleti uyandırır. O zaman ben onu çarpamam, aklını başından alamam. Sen bana öncelik tanı! Onu delirteyim, aklı gitsin! Sonra sen dilediğini yaparsın!

أنظر يا صديقي, إن بدأت أنت بأخذ البقرة أولا فسيستيقظ الناسك؛ وسيصرخ وينادي حتى يوقظ الناس. فلا أستطيع أن أضربه ولا أن آخذ عقله من رأسه. دعني آخذ عقله من رأسه وأجعله مجنونا! ثم أفعل ما تشاء!

Ancak hırsız, şeytanı dinlemez. "Âbid evvela çarpılırsa uyanacak ve ben ineği çarpamayacağım!"* Şeytan için kullanılan ihtitaf fiili hem çalmak hem de aklını başından almak anlamına gelir.

ولكن اللص لم يسمع من الشيطان "إن خُطِف الناسك في بيته فسيستيقظ ولن آخذ البقرة" فاعترض على الشيطان حول سرقة الناسك أو أخذ عقله (ليست صحيحة 100%)(؟؟؟)

 Türkçedeki "carpmak"ın hakiki ve macazi manası aynen mevcuttur, "ihtifaf fiilinde (çev.) diye düşünür ve itiraz eder:

 

— Hayır, hayır! Sen bana ver önceliği, ineği kapıp götüreyim! Sonra ne yaparsan yap sen!

Hırsızla şeytan böylece münâkaşaya tutuşurlar. Sonunda hırsız başbaş bağırır:

كلا كلا! أنا أبدأ اولا, فآخذ البقرة! ثم إفعل ما تفعل! وبينما كان الشيطان واللص يتناقشان صاح اللص:

وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Ocak2010 Saat 00:32

— Bak arkadaş, sen önce davranıp ineği almaya kalkarsan âbid uyanır; bağıra çağıra milleti uyandırır. O zaman ben onu çarpamam, aklını başından alamam. Sen bana öncelik tanı! Onu delirteyim, aklı gitsin! Sonra sen dilediğini yaparsın!

أنظر يا صديقي, إن بدأت أنت بأخذ البقرة أولا فسيستيقظ الناسك؛ وسيصرخ وينادي حتى يوقظ الناس. فلا أستطيع أن أضربه ولا أن آخذ عقله من رأسه. دعني آخذ عقله من رأسه وأجعله مجنونا! ثم أفعل ما تشاء!

Ancak hırsız, şeytanı dinlemez. "Âbid evvela çarpılırsa uyanacak ve ben ineği çarpamayacağım!"* Şeytan için kullanılan ihtitaf fiili hem çalmak hem de aklını başından almak anlamına gelir.

ولكن اللص لم يسمع من الشيطان "إن خُطِف الناسك في بيته فسيستيقظ ولن آخذ البقرة" فاعترض على الشيطان حول سرقة الناسك أو أخذ عقله (ليست صحيحة 100%)(؟؟؟)

 Türkçedeki "carpmak"ın hakiki ve macazi manası aynen mevcuttur, "ihtifaf fiilinde (çev.) diye düşünür ve itiraz eder:

 

— Hayır, hayır! Sen bana ver önceliği, ineği kapıp götüreyim! Sonra ne yaparsan yap sen!

Hırsızla şeytan böylece münâkaşaya tutuşurlar. Sonunda hırsız başbaş bağırır:

كلا كلا! أنا أبدأ اولا, فآخذ البقرة! ثم إفعل ما تفعل! وبينما كان الشيطان واللص يتناقشان صاح اللص:

— Âbid, âbid! Uyan artık! Şu şeytan seni çarpmak istiyor!

Şeytan da bağırır:

— Uyan âbid uyan! Hırsız senin ineği çalacak! İkisinin feryadıyla yerinden doğrulur âbid, komşular da uyanırlar. İki habis çarnaçar, kaçarlar oradan...

أيها الناسك! استيقظ ! هذا الشيطان يريد خطفك!

فصاح الشيطان أيضا:

أستيقظ أيها الناسك هذا اللص يريد سرقة بقرتك! وكلاهما صاح فنهض الناسك وانتصب, واستيقظ جيرانه أيضا. وهرب الخبيثان من هناك...

وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 23Ocak2010 Saat 00:26

 

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(22)

(Müzâkere devam ediyor)

En başta karganın öldürülmesini teklif eden vezir aldı sözü:

وأكمل الوزير البوم الذي أقترح قتل الغراب قائلا:

— Artık iyice kanaat getirdim karganın sizi aldattığına!

لقد أقتنعت جيدا أن الغراب قد خدعكم!

 Aranızda ahmak olanın tam da hoşuna gidecek bir kelam etti o! Bu yüzden yanlış kararlar alıyor, hatalı fikirler ileri sürüyorsunuz! Hükümdarım! Hemen karar vermeyin bu konuda acele etmeyin!

وقد أحب الاحمق منكم كلامه كثيرا! ولهذا السبب أخذ قرارات خاطئة وتقدم بأفكار خاطئة! أيها الملك!  تمهل ولا تتخذ قرارا الان!

 Gözleriyle gördüğüne "görmedim" diyen ama kulaklarına sızana hemen inanan, boş işlerle uğraşan adam gibi olmayın!

لم أرى ما رأيته بعينيك ولم أصدق ما سمعته, إنك كمن يرهق نفسه بأشياء فارغة! <<خطأ (؟؟؟؟؟؟؟؟ لم أفهم الجملة)

Ama hükümdar ilk vezirin bu itirazına pek iltifat etmez. Emir verir: karga baykuşların evlerine götürülsün, orada ağırlansın ve en güzel muameleye layık olsun, diye. Zaman geçer.

غير أن الملك لم يلتفت لأعتراض الوزير الاول. وأمر بإستضافة الغراب في منازل البوم وأن يعامل بأفضل معاملة وهكذا مرت الايام.
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 23Ocak2010 Saat 00:26

Bir gün misafir karga hükümdar baykuşun huzuruna çıkar, çevrede epey bir baykuş cemâati ile karganın ölümünü isteyen vezir de vardır. Söze şöyle başlar karga:

ويوما ما جاء الغراب الضيف الى مجلس ملك البوم, وقد حضرت جماعة البوم على الاطراف مع البوم الذي أقترح قتل الغراب. فقال الغراب:

— Hükümdar, hemcinslerimden neler çektiğimi biliyorsunuz! Öç almazsam içim rahat etmeyecek! Bu mevzuda epey kafa yordum ama tek başıma amacıma ulaşamayacağımı anladım. Zavallı bir kargayım ben...

أيها الملك لقد علمت ما فعل بي أبناء جنسي! وإنني لن أرتاح ما لم أنتقم! ولكن لا وسيلة لبلوغ هدفي. لأنني غراب...

 Bilgelerden gelen bir söz var: "Kim kendini feda etmeyi göze alırsa Allah'a en büyük kurbanı takdim etmiş sayılır! Böyle bir fıdâinin her duası kabul olur!"

وقد قال العلماء :" من ضحى بنفسه وقدم لله أكبر فداء! فإن الله سيستجيب لأي دعاء له"

 Eğer zât-ı âlîleri uygun görürlerse yakayım kendimi ve Tanrımdan istekte bulunayım, beni baykuşa çevirsin diye.

إن ثبت الكلام الذي قالوه فسأحرق نفسي وسيستجيب ربي لطلبي ويحولني الى بوم.

 Böylece kargaların en zorlu hasmı ve bilgim sayesinde onların karşısında en kuvvetli düşman olurum. Ancak böyle alabilirim intikamımı!

وهكذا أكون للغربان بعلمي وخصومتي أشد خصم. ولن آخذ إنتقامي ما لم أفعل ذلك!

Ama karganın imha edilmesi teklifini sunan vezir cevap verir bu söze:

ولكن الوزير الذي أشار بقتله أجابه:
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Ocak2010 Saat 00:33

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(23)

— Sen iyi biriymişsin gibi bir intiba uyandırıp en feci kötülüğü gizlemekle içimi ve râihası nefis, lâkin özü zehir dolu, pis bir şaraba benziyorsun!

أنت تعطي أنطباعا بأنك جيد ولكنك ملئ بالسوء, كالشراب الذي يبدو لذيذا ولكنه ملئ بالسم!

 Ne dersin, vücudunu ateşle yaksak özün ve karakterin değişir mi acaba? Senin huyların, nerede olursan ol senle beraber değil mi? Ne olursan ol, neye çevrilirsen çevril; huyların yine sana, öz mayana dönecektir! Can çıkar, huy çıkmaz! Hani şu dişi fare misali geldi aklıma:

عجبا هل سستتغير شخصيتك ونفسك إذا ما أحرقناك بالنار؟ أليست أخلاقك تتغير معك كيفما أصبحت؟ وكيفما تغيرت تغيرت! مثل قصة الفأرة:

Cins cins kocalardan birini seçmesi söylenmiş. Ya güneş, ya rüzgâr, ya bulut yahut dağla evlenecekmiş ama sonunda bir erkek fareyi tercih etmiş!

التي قيل لها أن تختار زوجا بين الشمس والريح والغيوم والجبال ولكنها في النهاية أختارت الجرذ!

Vezire merakla sordular:

— Bu nasıl oldu?

Vezir anlattı:

فسألوا الوزير بفضول:

وكيف كان ذلك؟

فأجاب الوزير:

— Anlatırlar işte... Duası kabul kapısından hiç çevrilmeyen bir âbid varmış.

يقال أنه كان هناك ناسكا مستجاب الدعاء.

Bir gün deniz kıyısında otururken pençesinde fare eniğiyle uçan bir deli dölengeç kuşu geçivermiş oradan. Farecik kuşun pençesinden kaymış, âbidin yanına düşş.

ويوما ما بينما كان جالسا عند سطح البحر كان هناك فأرة بين مخالب أحد الطيور.فانزلقت الفأرة من مخالب الطائر وسقطت بجانب الناسك

 Âbidin kalbi burkulmuş, alıp bir kağıda sarıvermiş hayvancağızı ve evine götürmüş.

فرق قلب الناسك ولف الحيوان بورقة وأخذها الى بيته.

Ama böyle bir hayvanı beslemenin ailesine ağır geleceğini düşündüğü için niyazda bulunmuş Rabbine, fareyi kıza çevirsin diye. Derken fare hoş endamlı dal gibi bir tazeye dönüşş! Kızı aldığı gibi hanımına götüren âbid sıkı sıkı öğütlemiş:

ولكنه فكر أن عائلته سينزعجون من إطعامها فتوسل الى الله أن يحول الفأرة الى فتاة. فتحولت الفأرة فجأة الى فتاة حسنة القامة وعندما كبرت الفتاة سألها الناسك:

— Bu benim kızım demektir! Evladıma nasıl davranıyorsan buna da öyle davran!

أنا أوافقك على ما تريدين في موضوع الزواج يا إبنتي!
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Ocak2010 Saat 00:43

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(23)

Neyse kız büyüyüp kadınlık çağına girdikte âbid demiş ki:

— Kızım sen büyüdün serpildin. Sana bir koca bulmalı! Haydi beğen birini, evereyim seni!

Kız:

وعندما كبرت الفتاة قال لها الناسك:

يا إبنتي  لقد كبرت بما يكفي. إختاري زوجا وسأزوجك بأي شخص تختارينه

فقالت الفتاة:

— Tercih hakkını bana bırakırsan ben mahlûkatın en iri ve kuvvetli olanını isterim!

Âbid:

— Ha, galiba güneşi istiyorsun! demiş ve güneşe varıp dileğin sunmuş:

إن كنت تركت لي الاختيار فإنني أختار أقوى مخلوق

فقال الناسك:

إذا لابد أنك تريدين الشمس! وذهب الى الشمس وقال لها:

— Ey muhteşem varlık! Bir kızım var, en güçlü yaratıkla evlenmek isteyen! Sen damadım olur musun?

أيها الخلق العظيم! لي إبنة تريد الزواج من أقوى مخلوق! فهل تكون عريسا لها؟

Güneş cevap vermiş:

— Sana benden daha kuvvetlisini göstereyim: Beni örten, ışıktan oklarımı geri gönderen ve nur buketimi sarıp sarmalayan bulut!

Âbid buluta varmış, ona da aynı teklifi yapmış.

وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Ocak2010 Saat 00:43

فأجابت الشمس:

سأدلك على من هو أقوى مني:

يغطيني ويحجب أشعة ضوئي وحزمة نوري إنه الغيمة!

فذهب الناسك الى الغيوم وطلب منها ذات الشئ.

Bulut cevap vermiş:

— Ben benden daha güçlü olanı söyleyeyim sana: Beni çoban gibi önüne katan, doğuya ve batıya sürükleyen rüzgâra git!

Âbid rüzgâra varmış, ona da açmış mevzûyu.

Rüzgâr demiş ki:

فأجابته الغيمة:

وأنا أيضا سأقول لك عن من هو أقوى مني: إنه يقودني كالراعي الى الشرق والغرب! إذهب الى العاصفة!

فذهب النساك الى العاصفة وفتح معها الموضوع فأجابته العاصفة:

— Ben de sana en güçlü olanı söyleyeyim: yerinden bir milim kaydıramadığım dağ, benden elbet daha güçlü!

Âbid bu sefer dağa yanaşır ve evlilik konusunu açar.

وأنا أيضا سأدلك عن من هو أقوى مني: إنه الجبل إذ لا أستطيع أن أزيحه عن الارض, وهو بالطبع أقوى مني!

فذهب الناسك هذه المرة الى الجبل وفتح معه موضوع الزواج.

Ama dağ da cevap verir diğerleri gibi:

— Ha, ben sana benden daha güçlü olanı göstereyim istersen! Beni delik deşik eden farenin şerrinden kendimi kurtaramıyorum.

Böylece âbid fareye gider ve mûtad veçhile konuya girer:

ولكن الجبل أجابه كما أجابه الاخرون:

أنا أيضا ساريك من هو أقوى مني! هناك جرذ ينفذ الى ثقوبي. وهكذا ذهب الناسك الى الجرذ وكالمعتاد دخل في الموضوع مباشرة:

Şu hâtûnla evlenir misin?

Fare cevap verir:

هل تتزوج بتلك الفتاة؟

فأجابه الجرذ:

— Nasıl gerdeğe girerim onunla? Yuvam minicik! Hem erkek fare ancak soydaşı olan bir dişi fare ile evlenir!

كيف أتزوجها؟ بيتي صغير جدا! كما أن الجرذ يتزوج الفأرة!

Neticede bizim âbid yalvarır Alah'a o güzel kızı tekrar fare yapsın diye. Tabi bu duayı yapmadan evvel kızın rızâsını almıştır. Hak Teâlâ onu ilk hâline çevirir, dişi fare erkek fare ile muradına erer ve çekilip giderler... Senin hakikatin de bu be hey hilekar karga!

وفي النهاية طلب الناسك من الله أن يعيد الفأرة الى سيرتها. وطبعا بعد أن أخذ موافقة الفتاة. فأعادها الحق سبحانه وتعالى الى حالتها الاولى, فذهبت الفأرة مع الجرذ .. ذلك مثلك ايها الغراب المخادع!

 
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ocak2010 Saat 00:26

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(25)

Baykuşların hükümdarı vezirin sözlerine itibar etmedi; bilakis kargaya karşı daha ihsankâr davrandı, sevgisini artırdı.

لم يعتبر ملك البوم بكلمات الوزير؛ بل على العكس من ذلك عامل الغراب بالاحسان والمزيد من العطف.    

Bizim keleş karganın hayâtı düzelir, tüyleri yeniden biter ve gürbüzleşir. O artık alacağı bilgiyi de almış bir görevli olarak havalanır, dosdoğru avânesinin yanına gelir.

حياة الغراب استقرت, وريشاته نمت من جديد. وجمع من المعلومات ما يكفي عاد الى دياره مباشرة.

 Gördüğü ve işittiği malumat ile Karga kralına der ki:

— Ben yapacağım dediğim şeyi yaptım! Sana düşen, tavsiyelerimi dinlemek ve uygulamaktır!

وحدث ملك الغربان عن ما رأى وسمع :

لقد فعلت ما قلت أنني سأفعله! والان يجب عليك أن تسمع نصائحي وأن تنفذها!

Hükümdar karga memnun memnun:

— Elbette! Ben ordumla senin emrindeyim! Nasıl istersen öyle hareket et!

Casus karga der ki:

فقال ملك الغربان بإمتنان شديد:

بالطبع! أنا وجيشي تحت إمرتك! إفعل كما تشاء!

فقال الغراب الجاسوس:
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ocak2010 Saat 00:26

— Baykuşlar şu mıntıkada odunu bol bir dağda yaşıyor. Orada koyunlarının başında bekleyen bir çoban var. Dolayısıyla çevrede ateş, köz vs. bulabilir baykuşların kovuklarına atabiliriz. Üzerlerine kuru odun, çalı çırpı atar; kanatlarımızla alevi besleriz, ateşi harlarız!

إن البوم يعيشون في منطقة على جبل كثير الحطب. وهناك راعٍ ينتظر خرافه في ذلك المكان. وفي تلك الانحاء هناك نار. سنحملها الى جحور البوم بالاعواد الجافة ونمدها بأجنحتنا حتى يشتد اللهب!

Kovuklarda yaşayan baykuşlardan kaçabileni kaçar, kaçamayanlar ise dumanla boğulur!

Kargalar bu planı uygularlar.

فمن خرج حيا من جحور البوم مات بالدخان! أعد الغربان هذه الخطة.

 Bütün baykuşları öldürürler, emniyet ve zafer sevinciyle yurtlarına dönerler. Hükümdar karga bir gün tecrübeli casus kargaya sorar:

فقتلوا كل البوم, ورجعوا وهم مسرورون بالظفر والامن.

ويوما ما سأل الملك الغراب الحكيم الجاسوس:

— Baykuşlarla onca zaman nasıl yaşadın yan yana! İyiler kötülerle arkadaş olamaz, bu azaba sabredemez!

Karga cevap verir:

كيف عشت مع البوم سابقا والطيب لا يستطيع أن يصاب الاشرار, ولا يمكن الصبر على عذابه!

فأجاب الغراب:
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 28Ocak2010 Saat 08:03

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(26)

— Doğru söylüyorsunuz pâdişâhım! Ama akıllı kişi, zamanında tahammül etmediği takdirde müthiş bir felâkete sebep olacak bir işi, sabırla karşılamayı bilir; feryad etmez.

كلامك صحيح أيها الملك ولكن العاقل يصبر على الصعاب إذا ما حدثت مصيبة.(ليست صحيحة 100%)

Zîrâ o "sabrın sonu selâmettir" diyerek güzel bir netice umar yaptığı işten, kedere garkolup bırakmaz işin ucunu. Hakikatte o, alçak birine boyun eğmekten zevk alıyor değildir.

 Arzusuna ulaşınca öyle sevinir ki!

كما أنه يأمل النتيجة الحسنة بإنتهاء عمله "فنهاية الصبر هو السلام", وفي الواقع فهو لا يكره الانحناء لمن هو أقل منه لأجل إتمام عمله. والوصول الى رغبته!

Ucunu = ??

Hükümdar sorar tekrar:

— Anlat bana baykuşları, ne dedi sana akıllıları?

Bilge casus karga:

فسأل الملك ثانية:

أخبرني كيف هي عقول البوم؟

فقال الغراب الجاسوس:

— Aralarında derhal benim imha edilmemi isteyen vezir hâriç akıllı birine rastlamadım! O defalarca benim öldürülmemi istedi ama baykuş kısmı dirayet ve ileri görüşlülük bakımından nasipsiz yaratıklardır.

كان بينهم وزير يريد أن يدمرني! ولقد اراد أن يقتلني مرارا ولكنني لم أرى الدراية والفهم في بقية البوم.
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 28Ocak2010 Saat 08:04

Benim kargalar arasında mevkî sahibi tecrübeli bir kişi olduğumu pek önemsemediler, hile yapacağımdan endişe etmediler.

ولقد تجاهلوا كوني صاحب شأن في الغربان ولم يتخوفوا من كوني محتالا.

 Kendi içlerinden çıkan aklı başında bir nasîhatçinin sevgi ve firâset dolu öğüdünü kabul etmediler! En mahrem sırlarını benden gizlemediler.

ولم يقبلوا من الناصح المحب العاقل الملئ بالذكاء منهم! ولم يخفوا عني أسرارهم.

Oysa bilgelerden gelen bir vecize vardır: "Hükümdar işlerini asla söz gezdiren ahmaklara açmamalı, kimseyi sırrına muttali etmemeli!"

Hükümdar karga:

وقد قال العلماء:

"يجب على الملك أن يخفي كلامه عن الوشاة, وأن لايطلع أحدا منهم على سره"

فقال الملك:

— Öyleyse bana göre baykuşların helaki, liderlerinin dirayetsiz olması, vezirlerinin yanlış fikirlerine uyması ve toptan câhil olmalarından kaynaklanmıştır.

Casus karga aldı sözü:

وإني أرى هلاك البوم من عدم دراية حاكمهم وخطأ أفكار وزراءه وجهالة البوم بالمجمل.

فأضاف الغراب الجاسوس قائلا:

— Evet pâdişâhımız, doğru söylüyorsunuz! Hiç yadsınamayacak bir hakikattir: zenginlik nimetine kavuşup azmayan, kadınlara aşın düşkünlük gösterip sonunda rezil olmayan öyle azdır ki!

نعم يا حاكمنا صحيح ما تقوله! قل من صار غنيا و ........ ومن قل من أكثر معاشرة النساء ولم يغدوا ذو رذيلة في النهاية!

nimetine kavuşup = ??

 Eh bu meseleyi siyâsî açıdan ele alırsak kötü danışman ve vezirlere güvenip de felâkete düşmeyen kral hiç yok gibidir.

وفي ما يتعلق بهذه المسألة فإنه ليس هناك ملك وثق بوزراء السوء والاعداء ولم تحل به مصيبة.

Eskilerden gelen bir söz var:

"Kendini beğenen kişi, sürekli övülmek için çaba göstermesin; yalancı adam başına fazla arkadaş toplamasın; terbiyesiz kişi şeref iddia etmesin;

لا يطمع المتكبر بالمديح الدائم؛ ولا الرجل الكذاب بكثرة الاصدقاء؛ ولا عديم الشرف بسمعة الشرف؛

وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Ocak2010 Saat 00:23

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(27)

 cimriliği huy edinmiş hayırsız adam cömertlik taslamasın; arzularına köle olmuş adam günahsızmış gibi göstermesin kendini;

لقد أظهرت نفسك وكأنك شخص خسيس لا خير فيه بعكس رغباتك.

(لم أفهم المقطع بشكل جيد)

olayların gidişatını doğru tahlil etmeyen ve salak danışmanlarla siyâset yürütmeye kalkan mağrur kral da saltanatının baki kalacağım sanmasın, halkının refah ve huzura kavuşacağı kuruntusuyla sevinmesin!"

لقد حللت مجرى الاحداث بشكل جيد وخدعت الوزراء الحمقى والملك المغرور بسياستك و .... وأسعدتك شعبك بفكرتك.

(ليست صحيحة 100%)

Hükümdar karga tekrar aynı konuya eğilir:

— Baykuşlarla sun'î bir dostluk kurmak ve onların hizmetkârı gibi görünmekle hakîkaten büyük acılar çekmiş olmalısın!

قال ملك الغربان ثانية:

لابد أنك عانيت كثيرا من خداع البوم ومصاحبتهم والتظاهر بخدمتهم!

Bilge karga:

— Gerçek şu ki akıbetinde fayda devşireceği bir zorluğa tahammül eden, gurur ve hamaset duygularını dizginlemesini bilen kişi elbet memnun olacaktır zafere eriştiğinde!

فقال الغراب الحكيم:

إن العمل الذي تحمد عاقبته جدير بالصبر والتحمل وسيفخر ذو العلم وسيكون ممتنا عند بلوغه النصر في ذلك العمل. (..... لم أفهمها بالضبط)

 Tıpkı kurbağa şahını sırtında taşıyan ama kurbağalan afiyetle mideye indiren yılan gibi sabretmeli!

Karga kral:

— Bu hikâyenin tafsilatı nedir?

Bilge karga anlattı:

تماما كقصة الثعبان الذي صبر على حمل ملك الضفادع على ظهره ثم شبع بعد ذلك!
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Ocak2010 Saat 00:23

— Büyük bir yılan varmış. Yılanlar arasında saygın ve güçlü imiş ama zamanla ihtiyarlamış, gözü göremez olmuş, avı tutamaz olmuş... Bir gün yiyecek aramak için etrafa yayıldıkta bol kurbağalı şirin gölcüğe gelmiş.

كان هناك ثعبان ضخم. ذو شرف وقوة بين الثعابين ولكنه صار كبير في السن وذهب بصره, ولم يعد قادرا على الصيد... ويوما ما بينما كان يبحث عن الطعام وصل الى بحيرة للضفادع.

 Eskiden de oraya gelir kurbağaları rızık edinirmiş. Bu sefer zayıf ve çaresiz bir kocamış yılan olarak keder içinde kendim bırakır kurbağaların yanına. Oradaki bir kurbağa der ki:

وقد كان يأتي هناك قديما لكي يتغذى على الضفادع. ولكن هذه المرة كان الثعبان المسن ضعيفا وعديم الحيلة فرمى نفسه بجانب الضفادع وهو حزين. فقال له أحد الضفادع:

— Bak, bak.. Yılan efendiyi pek tasalı görüyoruz... Neden acaba?

Yılan:

اراك حزينا يا سيدي الثعبان... ما السبب يا ترى؟

فقال الثعبان:

— Kim benden daha çok üzülebilir ki? Hayâtımı kurbağalarla sürdürüyordum. Şimdi öyle bir hastalık var ki başımda, kurbağalar haram oldu bana! Bazan yaklaşıyorum, karşılaşıyorum ama tutmak ne mümkün!

ومن يمكن أن يكون أكثر حزنا مني؟ لقد كنت أعيش من الضفادع في حياتي. اما الان فأنا مصاب بهذا المرض الذي حرمني منها! وفي بعض الاحيان يقترب مني بعضها فأنقض عليها ولكنني لا أستطيع الامساك بها!

Kurbağa derhal oradan zıplar, kurbağalar kralına giderek duyduğunu anlatır, müjdeli haber verircesine.

Kurbağalar kralı ihtiyar yılanın yanına gelir ve sorar:

فذهب الضفدع الى ملك الضفادع حالا وحكى له ما سمع.

فذهب ملك الضفادع الى الثعبان العجوز وسأله:

— Anlat bakalım hikâyeni, nasıl kocadın böyle?

Yılan alır sözü:

— Bir kaç gün önce bir kurbağanın peşindeydim. Vakit akşam idi.

أخبرني ما هي حكايتك, كيف كبرت هكذا؟

فقال الثعبان:

قبل عدة أيام كنت أتبع ثعبانا في المساء.

 Takip esnasında bir âbidin evine girmeye mecbur oldum. Kurbağanın peşinden içeri daldığımda karanlık ortamda farkedemedim, âbidin oğlu evdeymiş.

وبينما كنت أتعقبه أجبرت على دخول بيت ناسكٍ. وتبعت الضفدع الى وسط الظلام وكان إبن الناسك في البيت.
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 30Ocak2010 Saat 23:10

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(28)

 Çocuğun parmağını yakaladım. Kurbağa niyetine soktum! Çocukcağız öldü! Evden apar topar firar ettim lâkin âbid peşime düştü, yakalayamadıysa da beddua etti, lanetler okudu. Diyordu ki:

فقبضت على إصبع إبنه بنية ضرب الضفدع! فمات الطفل! وهربت من البيت دون تردد ولكن الناسك طاردني ولعنني ودعا من الله أن يصيبني بمرض وكان يقول:

"Masum oğulcağızımı öldürdün ya! Sana beddualar yağdırıyorum: paçavraya dönesin, zillet içinde bir eşek olasın kurbağalar kralına! Hiç bir kurbağayı ağız tadıyla ve hevesle yakalayamayasın, kralın köpeğe sadaka verir gibi senin önüne attıkları hariç!"

لقد قتلت إبني البريء! سأدعو عليك: أن تذل وأن تغدو حمارا لملك الضفادع لا تؤذي أي ضفدع ولا تحصل على ما ترغب إلا ما يتصدق به عليك فتكون ككلب الملك!

İşte, zaman geçti; âbidin bu lanetine duçar vaziyette sana geldim.

والان مر الوقت ولعنة الناسك حلت علي ولقد جئت لأكون تحت أمرك. (ليست مطابقة)

Gönlüm razıdır, sırtıma binmene! Beni eşek niyetine kullan!

ولقد رضيت بذلك , فاركب على ظهري واستخدمني كما يستخدم الحمار! (ليست مطابقة)
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 30Ocak2010 Saat 23:11

Kurbağalar kralı devâsâ bir yılanın sırtında gezinme hevesiyle yandı! "İşte, hakîkî bir övünç kaynağı!" dedi kendi kendine. Yılanın sırtına atladı ve hoşlandı bu işten...

فأحب ملك الضفادع ركوب ظهر الثعبان الضخم بشدة! وقال في نفسه "إنها حقا لمفخرة عظيمة" فركب ظهر الثعبان وتمتع بذلك...

Yılan dedi ki ona:

— Ey şahlar şahı ulu Kurbağa! Benim âciz mi âciz, yoksul mu yoksul biri olduğumu anladın gayrı! Haydi lütfet de bir geçimlik akıt bana! Ben de yaşayayım herkes gibi şu fâni dünyada!

Kurbağalar hükümdarı gerine gerine cevap verdi:

فقال له الثعبان:

يا ملك ملوك الضفادع العظيم! لقد علمت إني شديد العجز, شديد الفقر! فهلا خصصت لي ما أعيش منه! وأنا أعيش مثل أي شخص بهذه الدنيا الفانية! فأجابه ملك الضفادع بسعادة:

— Elbette! Elbette bu meseleyi halledeceğim, sana rızık bağlamak vacip oldu! Sen benim bineğimsin...

بالطبع سأحل هذه المسألة, لقد صار توفير الرزق لك واجبا! فأنت مركبي...

Böylece Kurbağa kral emir verir, hergün yaşlı yılana iki kurbağa verilsin diye.

وهكذا أمر ملك الضفادع, أن يعطى كل يوم ضفدعين كبيرين في السن (J

 Pîr-i fâni tecrübeli yılan rahat eder, geçimini sürdürür.

وهكذا واصل الثعبان المسن عيشه براحة.

Alçak bir düşmana boyun eğmek ona zerrece zarar vermez, hattâ kalıcı faydalar doğar bu ilişkiden. Bal gibi bir maîşet vesilesi olur bu tedbir!....

ولم يتضرر بالتنازل لعدوه الذليل والخضوع له, وحتى تتحقق الفوائد الكبيرة تكون وسيلة العيش هذه خير وسيلة!....

İşte ey hükümdarım! Benim de şu zaferimizi kazanabilmemiz için acıya ve zillete gösterdiğim tahammül böyledir...

والان يا سيدي! إنني لم أكن لأنتصر هذا النصر لولا تحملي للالم والذل...

 Bakınız ne güzel emniyete kavuştuk, düşmanı mahvettik! Kesin olarak gördüm ki esnek muamele, merhamet dilenme ve kibarlık, ahmak düşmanı çok daha kısa bir zamanda kökünden mahvetmemizi sağladı.

أنظر الينا كم هو جميل تحقيقنا للامن ومحونا لعدونا! وكيف أن المعاملة اللينة وطلب الرحمة أسرع بكثير في القضاء على العدو من المكابرة.
وكل غريب للغريب نسيب
IP
omaro
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Ekim2009
Gönderilenler: 849

Alıntı omaro Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 02Şubat2010 Saat 00:36

BAYKUŞ VE KARGALAR

البوم والغربان

(29)

 Meydan okumaya kalksaydık bunu böyle başaramazdık.

....(؟؟؟؟؟؟؟؟؟؟؟؟؟).... لا يمكن أن ينجح هكذا.

 Ateş ağaca değdiğinde tüm gücüne, zorbalığına ve hararetine rağmen ancak toprak üstündeki kısmım yakar. Su ise onca soğukluğuna ve yumuşaklığına rağmen ağacı kökünden götürür! Derler ki: "Dört şey var ki azına az denmez: ateş, hastalık, düşman ve borç"

ورغم أن النار تمس الشجرة بكل قوتها وطغيانها وحرها ومع حرقها للجزء العلوي من الشجرة. فإن الماء ببرده ولينه ينقذ جذور الشجرة (ليست صحيحة 100%) وقد قالوا :" اربعة أشياء لا يعتبر قليلها قليلا: النار والمرض والعدو والدين"

(Karga devam eder):

— Bütün bu zafer ve basanlar hükümdarımızın ileri görüşlülüğü, talihi ve tedbiri sayesinde gerçekleşmiştir. Derler ki: "İki kişi bir şeyi elde etmek istediğinde hangisi daha akıllı ve şahsiyetli davranırsa o erişir hedefe. Eğer şahsiyet ve akılda eşit iseler daha sabırlı ve azimli olan erişir hedefe.

واستمر الغراب قائلا: وكل ذلك النصر والتقدم من تحليل وتدبير حاكمنا وقد قالوا:" إذا أراد شخصان فعل شئ ما فإن أكثرهما عقلا وأخلاقا سيصل إلى هدفه. فإن كانت الشخصية والعقل متساويان فإن أكثرهما صبرا وعزما سيصل الى هدفه.

 Azimde de eşit iseler bahtı açık olan kazanır mücâdeleyi"

فإن كان العزم متساويا فيهما أيضا فإن أكثرهما حظا سيفوز في المنافسة"

Yine kadim bilgelerin sözlerindendir:

"Kim tedbirli becerikli ama yine de başarı ve saadetin şımartmadığı, musibetlerin korkutmadığı bir hükümdara savaş açarsa ölüme davetiye vermiş demektir."

ومن كلمات أحد القضاة:

"من حارب الملك صاحب التدبير والدهاء الذي لا تؤثر فيه السعادة ولا يخاف من المصائب فقد دعا على نفسه بالموت"
وكل غريب للغريب نسيب
IP

<< Önceki Sayfa   17 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,215 Saniyede Yüklendi.



gebelik hesaplama | ehliyet yenileme | boğaz ağrısına ne iyi gelir | apandisit belirtileri | mtv hesapla | hamile kalmanın yolları | rüya yorumları tabirleri | rüya yorumları tabirleri | kombi bakımı | kombi servisi | kredi mevduat | krediler bankalar | arapça sözlük | arapça çeviri | uygun krediniz | banka şubeleri | finansbank internet bankacılığı | akbank müşteri hizmetleri | ziraat bankası internet bankacılığı | ziraat internet bankacılığı | finansbank internet bankacılığı | en uygun ihtiyaç kredisi